Madrid’in sıcak havası, Bailey Brooke’un solgun tenine hafifçe yapışmıştı. Kısa sarı saçları, omuzlarından dağınık bir şekilde dökülürken, küçük bedenindeki doğal orta boy memeleri ve kabarık poposuyla Tony Rubino’nun iştahını kabartıyordu. İlk kez böyle bir deneyime gireceğini bilmenin verdiği heyecanla, dış mekânda kirli bir sır perdesi aralanıyordu.
Tony’nin kalın yarak şekli, Bailey’nin içi titreyerek beklediği o anı müjdeliyordu. Amcık ıslaklığı, kendinden emin parmaklarının arasında hafifçe yayılırken, Tony sabırsızca onu sırt üstü yatırıp sertçe dominasyonunu ilan etti. Her hareketi kırbaç gibi acıtıyor, Bailey’nin minik amcığını parçalayan köklemesiyle adeta ruhunu bırakıyordu arka bahçenin ıssızlığında.
Doggystyle pozisyonunda kalkıkları arasından geçerken, Tony’nin her itişi kadın için ayrı bir cehennem azabıydı; amcık kıvrımlarına saplanan devasa yarak içeriye doldukça Bailey çığlıklarını boğuyor, yüksek tempoya rağmen karnının içine doğru dalga dalga yayılan hazdan kaçamıyordu. Tony daha da derinleşmek için kadının bele dayadığı ellerini sıkarken, küçük vücudu onun ritmine tamamen teslim olmuştu.
Bailey göğüslerini sallayarak titrerken Tony’nin kaba eli memelerini kavrayıp sıkıyor, tırnakları cildi yokluyor ama kadın buna inat daha çok hırlıyor. Ardından ellerini belinden kaydırıp o fena yerden yani delinmiş amcığın kenarlarından parmaklarını gezdirip anal fingeringle yavaş yavaş açma faslına devam etti. Kadının nefesleri kesiliyor, gözleri tutuşuyordu; çünkü bu ilk değildi artık—acıyla haz birbirine karışmıştı.
Sonra Tony tam gaz kökleme temposuna geri dönüp amcığını daha derine kadar bastırdı; Bailey’nin poposu ileri geri sallanırken etraf çılgınca seslerle doldu: inlemeler, küfürler ve yarak amcık sürtüşmesi… Bu seferki dayama daha farklıydı; içten içe patlayan orgazmın sancıları bedenini sararken o iğrenç tatlı acıyla birleşen sikiş sonunda patladı. Sanki tüm varlığı boşalmışçasına gevşedi; Tony ise hala durmadan köklemeye devam ediyordu.
Bailey’nin ilk anali böyle cehennemvari bir yolculuktu: sertlik ve incelik arasında savrulan ruhu sonunda sonsuz bir boşalmanın kıyısındaydı. Yara gibi kanayan ama ölümüne zevk veren o delikten çıkan her ses ve inleme ardında unutulmaz bir kirli hatıra bırakmıştı.